Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
Merhaba Bugün en sevdiğim iki arkadaşımın doğum günüymüş. Resmen apayrı yerlerdeyiz. Bizi sadece anılar birleştirebilir bu güzel günde. Şurda anlatılmaya değer bir arkadaşlık hikayesi var buyrun efendim. Olay şurda başlıyor -inanmayacaksınız- bir arkadaşımı interraile uğurlamak için günübirlik İstanbul'a gidiyorum. İçinden geliyorsa yapacaksın bir şeyi. Sonra anlatacak güzel hikayelerin oluyor böyle.  Neyse, İstanbul'dayız. Yanımıza arkadaşın tanıdığı bir kız da katılıyor. Kendisi hanım hanımcık, bıdı bıdı konuşan, enerjik tatlış mı tatlış bir kokarca. Yani koktuğu için demiyorum saçının önü kokarcayı hatırlatıyor bana. Kızla fısır fısır konuşup duruyurouz, enerjimiz çok uyuşuyor. Tabiri caizse kendisine bayılıyorum. Kız Viyana'da okuyor. Ben de Erasmus'a gideceğim. Seni bulacağım güzel kız diyorum kendisine. Bul beni diyor. Viyana'da buluşmak üzere sözleşiyoruz. Beni tanıyanlar bilirler verdiğim sözü tutma konusunda çok çirkefimdir. Ne olursa olsun o sözü t...
Merhaba Kasım ayı bitmeden son bir blog daha yazmak istiyorum. Kasım 2015te de aşk yine bambaşkaydı çünkü gerçekten(!) Çoğumuz geçmişin yüklerini o kadar çok taşıyoruz ki omuzlarımızda artık yeni duygulara yelken açma konusunda içimizde kimseye yer kalmamış gibi. Kimin elinden tutmak istesen açılıyor şu lanet geçmiş muhabbeti. Pişir pişir ye hepimiz sıkıldık hocam. Yeter artık hep birlikte tertemiz bir geleceğe başlayalım. İnsanlarla iletişim kurmaya dertlerini dinlemeye, paylaşmaya hiç bir zaman üşenmeyen birisiyim. Genelde derin mutsuzluğu olan insanların da sevgisiz kaldığını düşünürüm. Aslında pek çoğumuz sevgisizlikten doğan bu mutsuzluğun pençelerindeyiz.  Yıllardır kiminle oturup konuşsam travması atlatılamamış bir geçmiş muhabbeti. E zamanında bende de vardı öyle travmalar inkar etmeyeyim. Ama hayatımı bunun üzerine inşa edemeyeceğimi bi süre sonunda nihayeeet anladım. Herkesin üstüne başkasının kokusu, hatırası sinmiş. Herkesin içinde yarım kalan bir hikaye, yapılan ...
 Merhaba Çok yorgunum, çok stresliyim ve çok sinirliyim. Farkında mısınız her geçen gün nasıl da ölüyoruz? Ruhumuzun kuşu, neşesi falan eridi bitti bizi terk etti. Çünkü biz geçtiğimiz ay meydanda patlatıldık, daha bugün sokak ortasında vurulduk, tehdit edildik, her gün zulme ve tecavüze uğradık. Her tarafımız paramparça. Gerçekten kendimi Walking Dead'de daha bir bölüm önce ısırılmış gibi hissediyorum. Sadece kıyafetlerim değil parçalanmış etlerim de sarkıyor kolumdan bacağımdan.  Gerçekten dostlar, ne diyeceğimi bilemiyorum ama dünyaya da geldik bir kere napsak olmaz şimdi. Umuttan vazgeçmek de delikanlılığa sığmayacak. Eğer geleceği şu anda biz zihnimizle yaratıyorsak bunun korkuyla ya da zulümle oluşan felaket senaryoları olmasına izin veremeyiz. Siniri stresi yine birbirimizden çıkaralım ama yolumuz aydınlık olsun. Sizin canınızı yerim ben size bişey olmasın be. Şimdi bizim çiş diye bir whatsapp grubumuz var. İçinde bulunduğum whatsapp gruplarının adını, içeriğini ...
Merhaba Bugünlerde inanılmaz yazma isteği var içimde. Her şeyi yazmak istiyorum. Sağ omzumun arkasında bir yerler çürüdü defteri dizime alıp yazmaktan. Ama en eğlenceli kısmı da kurşun kalemle yazmak bakın. Evde belki yüz tane kurşun kalem var. Yazıyorum yazıyorum ucunu açıyorum. Ay garip bi şekilde mutlu oluyorum çocuklar. Küçükken ilkokul arkadaşım biricik Sevim'le çöp kutusunun yanına gidip kalemimizi açarken fısıldaşırdık. Canım ilk kankam. O şimdi evli. Bu arada lafı açılmışken dünyanın en iyi öğretmeni olan Zeki Gürpınar'ı arıyoruz.Gören duyan varsa haber etsin. Kendisi ya İzmir'deymiş ya da Antepte. Dünyanın en aynı cümle içinde kullanılmaması gereken seçeneğini buluşturan Zeki Hoca'mızı sevgiyle anıyoruz. Hocam büyüdük ve hiçbirimiz aptal olmadık. Bak arada buluşuyoruz bişeyler içiyoruz, lütfen ortaya çık koca yürekli adam. Geçtiğimiz iki sene hayatı çok çok hızlı yaşıyorken kendi kendime hep diyordum ki, tamam Yağmur telaş yapma sakin ol. Vakit yaratacağı...
Merhaba Uzun zamandır içinde bulunduğum arayış sürecimle ilgili bir şeyler paylaşmak istedim bugün. Bu blogta yazdığım her şey aslında bu arayışın bir parçası, onun etrafında dönen olaylardan fazlası değil. Biliyorum hepimiz arayış içindeyiz ve bu konularla ilgili bilgi edinmek, yoluna ışık bulmak çok kolay değil. Herkes içine içine yaşarsa nasıl çıkacağız canım aydınlığa?? Paylaşmak lazım, daha çok paylaşmak.. Konuş, sor, paylaş, hata yap, acı çek ama yine de aydınlan. Uzun zamandır, yani yıllardır kendime sürekli bir soru soruyorum. Benim bu dünyaya geliş amacım ne olabilir.  Bu soruyu ilk sormaya başladığımda cevabın çok kutsal bir görev falan olması gerektiğini düşünmüştüm. Dünyamızı başka gezegenlerden gelen siber adamların saldırısından kurtarmak falan gibi kutsal bir görev gibi. Ama zamanla anladım ki sistem öyle işlemiyor dostlar. Bi insanın dünyaya geliş amaçlarından ilki olsa olsa de bunun ne olduğunu sorgulamak olabilir. Çünkü gerçekten, sorgulamadan, düşün...
Merhaba Aslında kurguya ağırlık vermem gereken bu zamanda canım inanılmaz bloga yazmak istiyor. Bakın, bu final zamanı ders çalışmak yerine Suç ve Cezayı bitirmek gibi bişeydir. Kafan inanılmaz zehir gibi çalışmaya başlamıştır ama sen o kitabı bir günde bitirecek kalitede bir insan olduğunu ispatlamak zorundasındır tamam mı! Finallerin vizelerin canı cehennemedir. 60 alsan kurtarırsın zaten. Çıkmış sorulara baksak yeter abici ekiple 2 saat çalışmaya dair kendine söz verip kitaba devam edersin. Keza bu kitap Suç ve Ceza yerine Grinin Elli Tonu da olabilir. Olsun, o da önemlidir. Noolmuş?? Üniversiteyi bitirdim evet çok havalı ama özlediğim pek çok şey var. En çok da şu sınavlardan önce kankalarla sabaha kadar ders çalışcaz gazıyla yapılan saçmalıklar... Bir sürü çay demlenir, buzluktaki yiyecekler çıkarılıp ısıtılır, Sonra laf lafı açar, hazır stresten kafalar olmuşken Dünya'nın oluşumundan girilip para babası zengin aileler ve komplo teorileriyle devam edilir. Beynin adeta mot...
Merhaba Yine, yeniden, çok sevdiğiniz ve severek beni mutlu ettiğiniz bloguma yazmaya devam ediyorum millet. Sevgiliyagmur online! Günlerdir kışa hazırlık temizliği yapıyoruz. Sorgulayanlarda bu hafta kış temizliğiyle hayatı sorgulamaya sürüklenişimin kaçınılmaz karmaşıklıkları var. İnanın bana sabah uyandığınızda elinize tutuşturulan bir bezle duvar silmeye başlasaydınız ya da yanlışlıkla perdeye yüksek ısılı ütü basıp yaksaydınız siz de bu bunalıma sürüklenirdiniz. Eve temizliğe gelen bir abla var, üç tane de çocuğu. Çocuklar okuyor. Okula yaptıkları masraflardan dolayı çok mutlu bir aile olduklarını söyleyemeyeceğim. Hani şu okulun sürekli istediği yok projeksiyon parası lazım yok temizlik aidatı olayları var ya, onlar bezdirmiş bu aileyi. Haklılar, çok saçma. Biz de zamanında bezmiştik. İlkokuldayken o kadar çok onun parası bunun parası toplanırdı ki okul müdürünün gazetelerde boy boy dansöze para yapıştırdığı fotoğrafları görünce ailelerimiz pek şaşırmadı. Neyse, bu ülkeni...
Merhaba Uzun zamandır bloga birşeyler yazamamamın sebebi olan kurgumu takdim ederim. Şimdilik tazecik. 9 Bölüm 500 okunma var ama umutluyum :)) https://www.wattpad.com/myworks/50266834-korkusuz öperim.
Merhaba Annemin dediğine göre evrensel bir akıl tutulması yaşıyoruz. Babanneme göre millet bir garip olmuş, bana göre ise uzaylılar zihnimize küçük oyunlar oynuyorlar.  Kısacası bugünlerde kimse hayatından memnun değil. Neden olsun? Hep birlikte saçma sapan bir ızdırap çekiyoruz her gün ve bunu kendimize yine biz yapıyoruz.  Yaşamak dediğimiz aslında çoğu zaman bitmek bilmeyen bir ızdırap. O kadar can acıtıcı şeyler yaşıyoruz ya da görüyoruz ki vicdanımız, kalbimiz, ruhumuz, artık acıyan her ne ise yorulup kalıveriyor yol kenarında. İnkar etmek, kendimizi korumaya almak, baş edemeyeceğimiz sorunları bir anlığına unutmak için anlık zevklerin peşinde koşup duruyoruz. Aslında kısacası her gün çıldırmamaya çalışıyoruz işte. Şu anda dünya üzerinde yaşayan çok küçük bir gruba dahil insan ise sürekli özgürlükten bahsediyor. Bisikletiyle yollara düşen, doğa özleminden artık kendini dağa taşa kamplara vuran, sessizliği ve içtenliği özleyen çok küçü bir insan topluluğu yılmad...