Kayıtlar

Ocak, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
Merhaba Hayat bitmek bilmeyen bir ızdırap, aynı zamanda uçsuz bucaksız bir coşku. Sonuna kadar hissetmek için kendine izin vermekten korkuyorsun çünkü ihtimaller dahilinde olan acının da, olası huzurun da sınırı yok bunu içten içe biliyorsun. Hayatın sana hangisini sunacağından emin olamadığından ortalarda bir yerlerde, hissetmeden, acı çekmeden ve coşkuyu tüm hücrelerinde hissetmeden sıkışıp kalıyorsun. İşte yaşam, her gün yeni bir karar verme döngüsü. Her gün doğumunda neyi ne kadar yaşamaya hazır olduğuna karar vermen gerekiyor aslında. Kendini bu kararı vermeye hazır hissetmediğin için bunu ertelediğin her yeri günde aslında tam olarak kendini o arada kalmışlığa sıkıştırıp hapsediyorsun. Başlamak için kaybedecek hiç bir şeyinin kalmayacağı günü mü bekliyorsun? Saçmalama! Her zaman kaybedecek çok kıymetli şeylerin mutlaka olacak. Kaybetmeye her zaman hazır olmalısın. Hayatın sunabileceği tüm acılara, olumsuzluklara ve aynı zamanda en zirvede neşeye ve mutluluğa kapılarını so...
Resim
Merhaba Yazmaya gerçekten çok ihtiyaç duyduğum bir dönemdeyim. Daha önceki yazımda da söylediğim gibi ailem ve ben gerçekten çok zor günler geçiriyoruz. Olumlu duygular hissetmeye çok ihtiyacım var. Olumlu hissetmezsek çoğu zaman işin içinden çıkamayız neticede öyle değil mi? Şu ara yazacak çok fazla iyi hikayem olmadığından ben de yine geçmişe dönmeye karar verdim. Hazır kışın ortasındayız, her biriniz instagrama düşen ilk kar tanesisiniz ve ben soğuğu çok severim, öyleyse soğuğun anımsattığı en güçlü ve en tatlı anıya dönelim. Neresi? Aaa bu da soru mu tabi ki İsveç!! Efendim geçen sene bu zamanlar, Christmas sonrası herkes yuvaya dönüş yapmış öyle takılıyoruz. Malum ilk dönemin de son günleri, deli gibi gezecek yer arıyoruz. Bir gün Fransız kız kankamız Charline yeşil gözlerini ayırarak her zamanki şaşırmış surat ifadesiyle "Uh yağmur, İsveç'e gidiyoruz! Biletler çok ucuz, siz de gelmek ister misiniz ?" diyor. Ben zaten İsveç'te daha önce muhteşem bir hafta geçi...
Merhaba Bakıyorum hayat bugünlerde yine çok çetrefilli. Ben ve ailem için de öyle. Çok yakın bir zamanda babamın boynunda bir kitle farkedip ona dokunduğumuz o andan beri her saniye içimizde savaş veriyoruz. Kendisine kanser teşhisi koyuldu. Bu durumla nasıl başa çıkılacağını pek bilmiyor insan ama kafasında sürekli yeni yollar arıyor bir umut. Çok şanslıyız ki bu durumu çok olağan karşılayan bir ailemiz ve destek olan bir sürü dostumuz var. Ah o dostlar olmasa şu damarımdaki kan akmaz zaten. Her zaman söylerim insanın hayatı bir günde, bir saniyede değişir diye. İyi ya da kötü... Hep o bir "an"a bakar. Herşey benim dediğin an bir hiç olursun, hiçbir şeyim yok dediğin an dünyalar senin olur. Hiç belli olmaz. Bu hayat çok kaypak. Ben de onu bunun için seviyorum zaten. Şerefsizsin hayat, kaypaksın ulan ama seviyoruz işte. Üzülecek çok şeyimiz var zaten, bunları yazmamın amacı kimseyi üzmek değil. Dert varsa dermanı da bir yerlerde saklıdır. Bu satırları okuyanlardan tek i...