Merhaba Çıldırmama enstitüsü iftiharla sunar! Hadi hadi hada fazla düşmeyin çıldırmıcaz!! 15 temmuz 2016. Ne geceydi ama... Kabus gibiydi. Bir kaç hafta öncesinden rüyasını gördüğüm olaylar, aynı huzursuzluk, kabus gibi geçen bir hayatın gözlerinin önünde kendini tekrar etmesi. Bir koca gece ve bir koca gün boyunca korktuk, üzüldük, acı çektik, çaresiz kaldık ve elimizden bir şey yapmak gelmedi ama yeter. Bu duygusal düşüşe bir dur dememiz lazım. Size bu blogta hiç bi zaman ANELİZ vaad etmedim! Okey olaylar benim alanımda ama ben ne ne oluyor anlamıyorum zaten milletçe kafayı yedik. Şizofren olduk. Ay paranoyak olduk ay fenalık basıyo. Hani sınav gecesinden bi gece önce arkadaşlarla ders çalışacağız diye evde toplanır sabaha kadar çay kahve içip analiz kasarsın ya dünyayla ilgili. Şimdi o zamanlara git. Hani sabaha karşı sıçtın mavisini görürsün de 'olm dünyayı biz mi kurtarıcaz anlamıyoz işte' diyip uykuya teslim olursun ya. İşte o ruh haline gitmeni istiyorum senden....