Kayıtlar

Temmuz, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
HALAY HAKKINDA HER ŞEY Beni tanıyanlar bilirler Mahmut Tuncer’i çok severim. Adeta bir abim, bir amcam gibidir kendisi hiç tanışmadığım… Ona adanmış tüm capsler, tüm karikatürler başımın tacıdır. Kendisi halay deyince akla gelen ilk kişi olmakla ünlüdür. Canım Tuncer’im :D Bu yazımı Mahmut Tuncer ve tüm halayseverlere adıyorum. Halay bir yaşam felsefesidir ve benim bu felsefeyle tanışmam lise yıllarıma dayanır. Diğer lise öğrencileri  asortik asortik gezerken biz yılda iki defa ÇÖMEZ PARTİSİ adıyla bilinen davul zurnalı kekomançi eğlencemizle okula yeni başlayanları ısındırma ve sınavlar öncesi stres atma eğlencesi düzenlerdik. “Nasıl daha rahat halay çekerim” temalı, abiye olmaktan çok uzak kıyafetlerimizle KIZLI ERKEKLİ çılgınlar gibi halay çekerdik. Gazımızı alamaz, davulu zurnayı bahçeye çıkarır iki tur attırır okulun etrafında kocaman bir halay sırası oluştururduk. Aynı eğlence bahar eğlencelerinde de tekrar edilirdi. Halay benim kanıma çömez partileri dolayısıy...
Resim
MERHABA Çıldırmamanın en önemli püf noktalarından biri dibe vurduğunuz an hayatınıza giren dostlardır. Eğer onlara yeterince sahip çıkarsanız kocaman bir aile olduğunuzu görebilirsiniz. Öncelikle şuradan başlayayım: kimse mükemmel değildir. Bazı dostlarınız çok söylenerek sizi yoruyor olabilir, bazıları vefasızdır, bazen kendi hayatına çok dalıp sizi unutabilir. Aynı şeyleri siz de yapıyor olabilirsiniz. Çok normal! Bunlar önemsiz detaylar. Önemli olan ben bu gece “çk ktym ölyrm .s.s” dediğinizde sizinle geceyi birlikte geçirip saçmalayacak birkaç güzel insandır.   Sevdiğiniz insanlarla her saniyeyi birlikte geçirmek zorunda değilsiniz. Özel anlarda yan yana olmak yeterlidir. Sabaha kadar sebepsizce höykürerek ağlamış bir dosta tatlı götürmek farzdır. Böyle bir dostun her türlü teklifine evet demek de kesin bir kuraldır. Bazen ne kadar saçma olduğunu sorgulamaya bile vaktin kalmaz. Mutlaka bir bildiği vardır der onun deli aklına uyarsın.  Önümüzdeki yarım saat b...
Resim
Hayatındaki hiçbir şeyden memnun değilsen dostum gerçekten kıçını kaldırman lazım. ÇOK CİDDİYİM -_- Neler olup bittiğini kanepede yatarak iki bacağının arasından görünen TV ekranından anlayamazsın. Mahalleyi izlemek de çözüm değildir. :)) Ben kendimi uzun bisiklet yolculuklarına ve kulaklıklı müzikli yürüyüşlere verdim. Kendi hayatımdan uzaklaştıkça mutlu oluyordum. Aklıma "my life without me" filmindeki ölmek üzere olan kadın ve portakal kabuğu ilişkisi geldi. Hayatı kendisi olmadan daha güzeldi, o yüzden o başka bir hayata gitmeliydi. Elinde tuttuğu portakalın kabuğu ne de güzeldi! Kulağımda çalan müziğin ritmine göre kah popomu sallıyor kah yuvası yıkılmış 8 çocuklu ana gibi derdimden ölüyordum. Kendimle eğlenmeye başladığım o dengesiz halime geri bürünmüştüm. YES İŞTE BU! Bir bakıma gerçekten de yuvam yıkılmıştı çünkü hayatımdaki herkese veda etmek adına valizimi alıp bilinmeyene doğru yola çıkmıştım.Geride bıraktığım insanlar için 12 gün ağladım. B...
Resim
Merhaba; Bu blog çıldırmamak üzerinedir ve her şey hakkındadır. Goygoy içerir, hayatla dalga geçer, dünyanın dört bir yanını gezer ve sizleri hafif şizofrenik ama reprenkli hayal dünyama davet eder. Çıldırmamanın güzellikleri adına!  (Ay Savaşçısındaki AYIN SİHİRLİ GÜCÜ ADINA'dan etkilenerek) Bir gün yine hayatı sorguluyorum, düşündükçe düşünüyorum. Ayaklarımı iki kişilik koltuktan pencereye doğru uzatmışım.(yukardaki gibi, aynı pencere) Mahalle her zamanki gibi sessiz, huzurlu. Nereden bulduk bu aile evini yahu diyorum içimden. Demek ki biraz huzura ihtiyacım varmış. Ev arkadaşım diğer kanepede telefonunu kurcalıyor, benim dalgın hallerime bir de ani çıkışlarıma alışkın. İçim sıkılıyor, büyük bir boşluğa düşmüş gibiyim. Hayatımda hiçbir şey rayına oturmuyor sanki, yolunda gitmeyen bir şeyler var. Kafamın içinde, birkaç metre yukarıdan hayatıma bakıp napıyorum acaba diyorum. Olumsuz hiçbir şey yok, ancak mutlu değilim. Çıldırmak üzere olduğumu fark ...