Hayatındaki hiçbir şeyden memnun değilsen dostum gerçekten kıçını kaldırman lazım. ÇOK CİDDİYİM -_-
Neler olup bittiğini kanepede yatarak iki bacağının arasından görünen TV ekranından anlayamazsın.
Mahalleyi izlemek de çözüm değildir. :))
Ben kendimi uzun bisiklet yolculuklarına ve kulaklıklı müzikli yürüyüşlere verdim. Kendi hayatımdan uzaklaştıkça mutlu oluyordum. Aklıma "my life without me" filmindeki ölmek üzere olan kadın ve portakal kabuğu ilişkisi geldi.
Hayatı kendisi olmadan daha güzeldi, o yüzden o başka bir hayata gitmeliydi. Elinde tuttuğu portakalın kabuğu ne de güzeldi!
Kulağımda çalan müziğin ritmine göre kah popomu sallıyor kah yuvası yıkılmış 8 çocuklu ana gibi derdimden ölüyordum. Kendimle eğlenmeye başladığım o dengesiz halime geri bürünmüştüm. YES İŞTE BU!
Bir bakıma gerçekten de yuvam yıkılmıştı çünkü hayatımdaki herkese veda etmek adına valizimi alıp bilinmeyene doğru yola çıkmıştım.Geride bıraktığım insanlar için 12 gün ağladım. Bunu inkar etmeyeceğim. Yollarınızın ayrıldığını hissettiğiniz ve gerçekten tümüyle veda etmek zorunda olduğunuz insanları özlemek yasak değil. Dozunda bir yas tutma onlara biçtiğiniz değeri ifade eder. Ama diğer yandan, vazgeçmek özgürleştirir.
tam 12 gün aralıksız ağlamanın sonucunda herşey bitti. Geriye dönüp bakmadım. Bu işin sırrı budur, zordur ama ilerde doğru karar verdiğini mutlaka görürsün.
Asla geriye bakma şş orada ÖCÜ var!
Şimdi elimizdekilere bakıyoruz. yapayalnız kalmış ne yapacağını bilmeyen, hayattan keyif almayı unutmuş kaybolmuş bir Yağmur. Düşünün ki evim bile yok!
Bir yandan bu bilinmezliklerden çılgınca haz aldığımı inkar etmeyeceğim. yarın neler olacağını bilmemek huzursuzluk verdiği kadar heyecanlı da olabiliyor :)
Artık her şeye ve herkese evet deme kararı aldım. Yes Man'deki gibi değil yo hayır, daha başka.
Kim beni nereye davet etse benden ona eşlik etmemi istese büyük bir hevesle "evet gelirim, on dakikaya oradayım" demeye başladım. Bu işin en güzel yanı birkaç dakika içerisinde hazırlanma yeteneği kazanmaktır. İlerde çok faydasını göreceğiniz bir yetenek, adeta bir altın bilezik :D
Evsizlik, kimsesizlik, amaçsızlık ve belirsizlik. Uzun yürüyüşler, bisiklet yolculukları, müzik...
Yeni insanlar istiyorum dedim kendi kendime. Ne kadar güzel şeyler söylese de gözleriyle bana "ENERJİ EM ENERJİ EM" diye bakmayan tüm hayat enerjini sömürmeyen insanlar.
Dans mı etsem bir de?
Aa hani ben hep dalmak istiyodum.
Dur önce kendime bir ev bulayım, yuva kurayım.
Sen hiç sıfırdan başladın mı güzel kız ?



Yorumlar
Yorum Gönder