Merhaba
Yağmur tam bağımsız; tüm tatlı hüznü, çekilmez karın ağrısı ve tonlarca kafa karışıklığıyla online.
Tam bağımsız dediğime bakmayın. Kimse beni sevmiyor da ondan bağımsızım. Sevilmiyorum yani baya baya. Bir annem seviyor beni o da sevsin bi zahmet. Doğurmasaydın be kadın! Ben mi doğmak istedim?
Neyse bu konulara girmeyelim şimdi.
Yıllardır bir başıma bir oraya göçüyorum bir buraya. E bir dönem yurt dışı da oldu. Orda da ordan oraya göçtüm.
Kaç tane valiz parçaladım bu yollarda bilinmez. Dün annem yine bana kalite paçalarından akan havalı bir valiz alarak beni şımarttı. Beni bu hayatta bir annem şımarttı zaten. Ha burayı geçmiştik dimi.
Bu son valiz olmayacak onu da iyi biliyorum. Çünkü benim adım Yağmur tam bağımsız. Yani pek sevenim yok. Ya o anlamda değil, elbette sevenim çok da (inşallah öyledir yani) elimden tutanım yok. Otur dizimin dibinde diyenim yok. Bir annem diyor işte sonra onun da içi elvermiyor mutsuz olduğumu görünce burda. Yoksa onun dizinin dibi bana saray...
Tam bağımsız olmak kolay mı sandınız? Sizin sevdiğinize sarılıp film izlediğiniz soğuk kış gecelerinde tam bağımsızlar kar kıyamet demeden yollara düştüler. Ne bok arıyorlarsa artık, bulamadan evlerine döndüler. Bir yerden sonra aramayı da bıraktı tam bağımsızlar. Ben kendi adıma bıraktım yani açıkçası. Ne arayacağım ya bi nane yok işte bu işin ucunda. Erken çözdüm hiç değilse daha 24 yaşındayım ooooh mis tertemiz.
Bu sabah yatağımın tepesinde duran kireç beyazı tavana gözlerimi tam bağımsız bir şekilde açtım. Yalnız, tek başına, kimsesiz, o yüzden bağımsız. Ait olmaya çalıştığı her şey ve herkesten tekme yemiş, kimsenin umrunda olmayan bir sokak köpeği gibi uyandım. O yüzden biraz ağladım, sonra kendime kahve hazırladım. Hiç bir şey olmuyormuş gibi. Üzülecek bir şey yokmuş gibi. Sokak köpekleri pistir, açtır, kimsesizdir ama özgürdür. Öyle özgürlüğün ben zaten içine sıçayım.
Sevgiyle.
Yağmur tam bağımsız; tüm tatlı hüznü, çekilmez karın ağrısı ve tonlarca kafa karışıklığıyla online.
Tam bağımsız dediğime bakmayın. Kimse beni sevmiyor da ondan bağımsızım. Sevilmiyorum yani baya baya. Bir annem seviyor beni o da sevsin bi zahmet. Doğurmasaydın be kadın! Ben mi doğmak istedim?
Neyse bu konulara girmeyelim şimdi.
Yıllardır bir başıma bir oraya göçüyorum bir buraya. E bir dönem yurt dışı da oldu. Orda da ordan oraya göçtüm.
Kaç tane valiz parçaladım bu yollarda bilinmez. Dün annem yine bana kalite paçalarından akan havalı bir valiz alarak beni şımarttı. Beni bu hayatta bir annem şımarttı zaten. Ha burayı geçmiştik dimi.
Bu son valiz olmayacak onu da iyi biliyorum. Çünkü benim adım Yağmur tam bağımsız. Yani pek sevenim yok. Ya o anlamda değil, elbette sevenim çok da (inşallah öyledir yani) elimden tutanım yok. Otur dizimin dibinde diyenim yok. Bir annem diyor işte sonra onun da içi elvermiyor mutsuz olduğumu görünce burda. Yoksa onun dizinin dibi bana saray...
Tam bağımsız olmak kolay mı sandınız? Sizin sevdiğinize sarılıp film izlediğiniz soğuk kış gecelerinde tam bağımsızlar kar kıyamet demeden yollara düştüler. Ne bok arıyorlarsa artık, bulamadan evlerine döndüler. Bir yerden sonra aramayı da bıraktı tam bağımsızlar. Ben kendi adıma bıraktım yani açıkçası. Ne arayacağım ya bi nane yok işte bu işin ucunda. Erken çözdüm hiç değilse daha 24 yaşındayım ooooh mis tertemiz.
Bu sabah yatağımın tepesinde duran kireç beyazı tavana gözlerimi tam bağımsız bir şekilde açtım. Yalnız, tek başına, kimsesiz, o yüzden bağımsız. Ait olmaya çalıştığı her şey ve herkesten tekme yemiş, kimsenin umrunda olmayan bir sokak köpeği gibi uyandım. O yüzden biraz ağladım, sonra kendime kahve hazırladım. Hiç bir şey olmuyormuş gibi. Üzülecek bir şey yokmuş gibi. Sokak köpekleri pistir, açtır, kimsesizdir ama özgürdür. Öyle özgürlüğün ben zaten içine sıçayım.
Sevgiyle.
Yorumlar
Yorum Gönder