Merhaba,

Artık karantina adına gün saymayı bıraktım. Neye yaradı bunca günlük emek ve sabır bilmiyorum. Hiç hata yapmadan süreci geçirmeye çalışan bir kitle var ben de onlardan biriyim, bir diğer adıyla keriz de diyebiliriz :) 

ÇOK ZOR GÜNLERDEN GEÇTİĞİMİZ ŞU GÜNLERDE YA RAB, rica etsem yalnız kullarına biraz şefkat desteği sağlar mısın?

Evet, blogun bu yazısının konusu bu: "Süreci yapayalnız geçirenlere nasıl yaklaşmalıyız?"
Öncelikle şunu söylemeliyim herkesin yaşadıkları arasında zorluk kıyaslamıyorum. Bunu yapmaya hiç birimizin elbette ki hakkı yok. Bu iş bitince toplu delirme, davul zurna, ağlama krizi, sarılma ve kapanış yapacağımızı hepimiz biliyoruz. Üstelik sırtımıza battaniye sarıp elimize kahve tutuşturacak kimse de olmayacak çünkü ne yazık ki tüm Dünya aynı şeyleri yaşıyor. Her neyse işte, ben kendi zümrem adına konuşuyorum. Çaresiz yapayalnız minnak kuşlar, hakkınızı savunmaya geldim.


ADALETİN SAVUNUCUSU SAVAŞÇI ZEYNA

İlk günden bu yana herkesle iletişim halinde kalmaya çalışıyorum. Açıkçası evinde benim gibi yapayalnız kalmamış olan kimsenin anlayamayacağı bir kafa yaşıyorum. Öncelikle dertleşebileceğim kanlı canlı hiç kimse yok. Bir ay oldu neredeyse. Durum değerlendirmesi yapamıyorsun hiç. Örneğin damacana geliyor eve, 'Ya ben bunu kapının önünde mi tutayım yerine mi koyayım' tartışmasını kimseyle yapamıyorsun. Hani hiç kimsenin zaten net bir şey bilmediği aşikar da, insan bu gereksiz soru-cevapları deneyimlemek istiyor. Ya da böyle aniden panik atak geliyor mesela çamaşır asarken,  'Ne yaşıyoruz abi biz' diyorsun. Sonra fark ediyorsun ki tartışacak kimse yok :D Bu tartışma konusunu hiç açılmamak üzere rafa kaldırıp kahve koyuyorsun. Bugün kuru fasulye yaptım mesela, insan tek başına kuru fasulye yapar mı? Ne büyük acılar var cidden. 

Zaman o kadar geçmiyor ki, yoga-pilatesle başladığım döngümü başka bir yoga ve kardio çalışmasıyla devam ettirmek istiyorum. Yok yere iç bacağım eridi süreçte. Evde telefonumu kaybediyorum örneğin, aksiyon oldu diye seviniyorum. İçimden keşke hemen bulmasam diyorum, yeminle ne vakit geçer he bulamasam :D İnsanın bir karantina supervisorune ihtiyacı oluyor özetle. Bu kadar otokontrol benim bünyeme çok fazla geldi. Bugün Hakan Taşıyan gibiyim artık:


GÜZ GÜLLERİ GİBİYİM
HİÇ BAHAR YAŞAMADIM SEVGİLİ DOSTLARIM

Hayatımda kendimi hiç bu kadar işe yaramaz hissetmemiştim. Her zaman bir işin ucundan tutan tarafta oldum, hep faydalı olduğumu hissettim. Yapabileceğim bir şey varsa hiç bir durumda kaçınmadım. Dünya'ya, insanlara katkı yapmaktan hep zevk aldım. Ancak ilk defa kendimi bu kadar çaresiz ve işe yaramaz hissediyorum. 

Bugün Türk Telekom müşteri temsilcisiyle konuşurken kızcağıza motivasyon olsun diye ekstra pozitif bir ses tonuyla konuşmaya çalıştım :D O kadar işlevsizim yani. Sürecin başından beri yapabileceğim en iyi şeyin hata yapmamak olduğunu düşündüğümden kimseye zarar ziyan vermeden evime kapandım. İlk vakadan önce toplu taşıma kullanmayı bile bırakmıştım. Marketten toplu alışveriş yapmadım insanlık dışı bulduğum için (çünkü stoklar eriyordu), su siparişi dışında kurye yoracak hiç sipariş vermedim. Yani sıfır hata gitmeye çalıştım hep. Sonra dün birden dan diye sokağa çıkma yasağıyla birlikte ben istersem ağzımla kuş tutayım bu sürece faydalı olamayacağım onu anladım. Ha bir de, toplu alışveriş yapmadığım için biraz keriz de hissetmiyor değilim. 

İNAN Kİ AĞLAMADIM
HÜZÜNLÜYÜM SADECE

Hayat işte böyledir sevgili dostlarım. bazen elinizden gelenin en iyisini yapan bir Zeyna olsanız da hayat markete kola almaya giden dayıdır. Bu konuda yapacak hiç bir şey yok. 

Her neyse konu çok dağıldı. Özetle evinde yalnız kalanlara lütfen biraz şefkat gösterelim. Bir aydır buzdolabıyla konuşuyorum. Evde aç kalırsam yiyebileceğim bir karım bile yok.


Şaka bir yana sürecin beni en üzen tarafı hiç bir şeyin değişmemesi. Kimse ders almadı, kimse insafa gelmedi. Egolarımızı bir tarafa bırakamadık. Küsler barışmadı. İnsanlar değişmedi. her şey her sabah uyandığımızda hep aynı kaldı. Böyle olacağını hiç düşünmezdim. Küçükken mucizelere çok inanırdım. Bir gün uyanacaktım ve hayat bambaşka olacaktı, o yüzden hep çabalamalı umudumu asla kaybetmemeliydim sanki. Bu yaşıma kadar onlarca kaosla, onlarca hayatı tepetaklak edecek olayla karşılaştım ve hepsinde bir umut sabırla bekledim. Sandım hiç yaşananlar beni, çevremi ve hayatı değiştirecek. Hiç bir şey değişmedi :/ Keşke değişeydi.

Özetle mevsimler geçerken hayatta değişen hiç bir şey yok.



Sevgiyle...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar