Merhaba

Blogda bugün: Neden This Is Us İzlemeliyiz? Ya da bir soru daha. Neden This Is Us izlemiyorsunuz yau?

Hello pazar sıkılganları. Bugün sizleri son yıllarda hayatıma damgasını vurmuş, beni utanmadan salya sümük sürekli ağlatmış, aha kalbime tam şuraya şuraya dokunmuş bu diziden bahsetmek istiyorum.


Yapacak bir şeyler arıyorken öylesine ilk bölümünü açıp heaa tamam güzelmiş arada izlenir diye bi kenara atmıştım bu diziyi. Gerçekten ilk bölümünde diziyle pek bağ kuramadım tamam güzelmiş okey falan modunda kaldım. Sonra Pico'dayken marshmallow yürekli dostum Rashad sürekli beni dürtüklemeye başladı neden izlemiyorsun, izle de üzerine yorumlaşalım, bak ben dün gece şöyle ağladım, yok şöyle seviyorum bık bık beynimi yemeye başladı. O ara hastalıktan yataklara düşmüştüm zaten. hali hazırda vaktim var açayım izleyeyim dedim.

Öncelikle şunu belirteyim ben dizi bağımlısı biri değilim, daha çok okumayı seviyorum. Son zamanlarda dizilerdeki aşırılıklar açıkçası beni  itmeye başladı. Çok derinleşemiyorum yani. Bi Friends değil ağbii yaa diye ağzımı eğerek bırakıyorum çoğu diziyi. This Is Us için de tam olarak böyle olur, sıkılır yarıda bırakır hatta unuturum diye düşünüyordum ki bu dizi benim gurbette ailem oldu ailem.

Spoiler vermeden diziyi genel hatlarıyla anlatmak gerekirse bir ailenin hayatını sürekli geçmişe şimdiki zamana ve geleceğe dönerek anlatıp duruyor. Böyle anlatırken basit durduğuna bakmayın. Onca kültür farkına onca kilometrelere rağmen bu ailenin hayatı hepimizin kalbinde dokunacak bir yer nasıl bulabiliyor ben anlamış değilim.

(Diziye başlamadan önce peçeteleri hazırlayın)

Bir baba karakteri var ki diziyi izleyip de ona aşık olmayan bir kişi yok zaten. Jack! Jack öyle yürekli öyle güzel bir adam ki insnaın içine işliyor. Rashad Pico'dan ayrılırken duygusal bir ayrılık sahnemiz oldu. Omzuma dokunup adamım dedi Jack gibi birisini bulmadan evlenirsen seni asla affetmem. Jack bizim için öyle bir karakterdi yani. Bir babanın, bir erkeğin sahip olduğu tüm mükemmellik aynı zamanda tüm kusurlar aynı karakterde birleşmiş. Bir de o delikanlı yamuk gülümsemesi yok mu! AH kalbimmm.


Dizinin en güzel taraflarından biri olayların direk olarak iyi ya da kötü olarak nitelendirilebilecek pek bir tarafının olmaması. O yüzden diziyi izleyen ve sevenlerle karakterleri sürekli yargılayabiliyorsunuz. Günlük gıybet ihtiyacını diziden karşılamış gibi düşünün yani. Bir olay oluyor ve iyi ya da kötü sonuçlanıyor. Karakterler tıpkı gerçek hayattaki gibi o an yapabileceklerinin en iyisini yapıyorlar aslında. İçten hemen empati kuruyorsunuz ya da yargılıyorsunuz istemeden. Öyle yapsan böyle olmazdılar başlıyor. Biz Rashad'la tartışırken bazen sesler bile yükselirdi :D Adamım sakin ol derdi bana, biraz rahatla :D

3 farklı karakterde kardeş, eş dost, anne, baba, üvey baba, kardeşlerin eşleri sevgilileri, çocuklar derken kendinizi yakın bulduğunuz bir karakter mutlaka oluyor. Mesela ben kesinlikle Kevin hissediyorum. Duygularını bir türlü gösteremiyor. Mutlu ihtişamlı dünyasında aslında mutsuz ve yalnız hissettiği anlar oldukça fazla, sürekli yanlış anlaşılıyor, iyi niyeti heba oluyor ve şımarık yaftası yapıştırılıyor. Aslında geçmişten gelen o kaçtığı, yüzleşemediği duygular bana hep hissettiriyor ki Kev aslında sürekli acı çeken sevgi dolu bir kalbe sahip.

Rashad da kendisini Randall hissediyordu doğal olarak. Bi kere adam siyahi ve beyaz bi ailede yetişti. Muhteşem bir kalbi olan güçlü birisi. Bana göre fazla mükemmeliyetçi bazen sinirlerimi bozuyor :D

Kate'e gelince, Kate suçluluk duygusunun yürüyen hali. Diziyi izledikçe anlayacaksınız zaten, kesinlikle çok özel bir ruhu ve bastırdığı çok güzel yanları var. Hep suçluluk duygusundan. Ah Kate...

Anne karakteri ise güzeller güzeli yıllardır hayran olduğum Mandy Moore'un oynadığı Rebecca. Onun hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum gerçekten. Jack'in sevgisiyle yücelmiş yücelmiş dolup dolup taşmış, harika bi kadına dönüşmüş. Her eve lazım bir Jack. Jack istiyoruz. Hemen şimdi.

Yan karakterlerden hastası olduğumuz ise Randall'ın güzeller güzeli eşi Beth. Kontrolü asla elden bırakmayan muhteşem bir mantık. Aynı zamanda su gibi güzel, nüktedan, sarkastik. Yorum yapmıyorum daha da. Ayrıca her bölümde farklı saç yapıyor.

Dizide sanat var, müzik var, aşk var, dolu dolu sevgi ve fedakarlık var, evlat edinme var, evlat terketme var. Allahım bak şimdi ağlayacağım yine. Ay nolur izleyin iki muhabbetini çeviririz.

Kendi aile hayatımızdaki sorunları diziye yansıtarak sabahlara kadar ağlayıp aynı zamanda sevgiyle dolup taşarak şifalanmanın keyfini tadacaksınız. Bak diyorum. Kesinkes. Mükemmel!

Hadi izleyin bölüm bölüm gıybetini yapalım sabaha kadar bu çılgınlık üzerine tartışalım istiyorum. haydi elele Türkiye.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar