Herkese yeniden merhaba;

Uzuuuun zamandır bloga yazmak gelmedi içimden. Evdeki kağıda kaleme de düşman oldum. Hiç iyi gelmedi bu durum bana. Türlü türlü anksiyeteler yok efendim bunalmalar üst üste gelmeye başladı yazmadıkça. 3 gündür yatak döşek hastayım ve odamdan neredeyse hiç çıkmadım çünkü çıkamadım. Yapacak bir şey yok artık bloga geri dönüş zorunlu değil mecburi. Bir bu yazma bir de gezme illetine elini kaptıran kolunu kurtaramaz ben söyleyeyim dikkat edin.

Bu yazım bugün Trabzon'daki kaza ile gündeme oturan Pegasus Havayolları'nı boklamak amacıyla yazılmıştır. Evet boklamak. Yıllardır beni, ailemi ve arkadaşlarımı türlü türlü yollardan dolandıran ve mağdur eden Pegasus senden şimdi intikamımı alma vaktim geldi sen dur. DÜŞENİN DOSTU OLMAZ ASLANIM PEGASUS.


Öncelikle buyrun şu görüntüye bir el atalım. Pegasus'un kıçı kırık bi kamuoyu duyurusuyla geçiştirdiği kazanın görüntüsü hemen alttadır, zaten herkes gördü paylaşmaya gerek yok ama ben firma bir de benim blogumda rezil olsun istedim sadece.......Bu keyfi doruklarında yaşamak istedim işte........




Sol elimde bir fincan kahve başımı arkaya atarak kötü kötü kahkahalar atıyorum sana Pegasus. Hayır uçaktan sağ kurtulan insanlardan çok özür dilerim yanlış anlamasınlar yaşadıkları paniği, korkuyu çok iyi anlıyorum. Siz sağ kurtardınız bu kazadan ama inşallah Pegasus sağ çıkamaz tek temennim bu gerçekten. O kadar anlamlı bir fotoğraf ki lise yıllarımda duvara astığım Edward Cullen posterini zihnimde yere indirip onların yerine bunu asıyorum duvara şu anda. Asla unutulmayacak bir poz ASLA. 


İlk meşhur olduğu yıllar haricinde bir daha asla gerçekten uygun uçak bileti satmayan, yolcusuna bir gram suyu, ayranı çok gören (insanın uçuşta tansiyonu oynuyor bence en elzem şey ayrandır), menüsündeki her şeyi ama her şey Euro kuruyla satan, teknik bilgiye hakim olmasam da muhtemelen basınç dengeleyici aletleri her ne ise son derece kalitesiz olan (çünkü kulaklarımız her seferinde mahvoluyor), kalkışı her daim sanki milletin işi gücü, bekleyeni, toplantısı yokmuş gibi pervasızca geciken, inişi sürekli sıkıntılı stresli olan, müşteri hizmetleri insanı çileden çıkarmakla kalmayıp havaalanının ortasında kişiyi ağlama krizine sokabilen (bkz.ben) firmadır. 


Ya sen Dünya'nın en kötüleri listesine zaten girmişsin, zaten verdiğin doğru dürüst bir hizmet yok, valiz 1 gram ağır gelse ek ücret talep edip duruyorsun sen hala o fiyatlar niye sen kimsin? SEN O BİLETLERİ 20 LİRAYA SATSAN ALICI BULAMAYACAK HALE GELECEKSİN PEGASUS HEEEY GİDİ BE. Bu bayramlık ağzımı açmam için bu kazanın olması gerekiyormuş çok da iyi oldu. Yüreğim soğudu yüreğim. 


Şu an Pico Adası adıda çok uzak bir yerde yaşıyorum. Bu konuya daha sonra gelirim burası karmaşık şimdi. Bu adaya ilk erişimim KLM havayolları üzerinden aldığım aktarmalı uçuş ile olacaktı 3-4 ay önce. Anam meğer KLM İstanbul- Amsterdam uçuşunu Pegasus sağlıyormuş ben ne bileyim? Bilsem alır mıydım? Annem bizim ailede pegasus bileti almayı yasaklayalı 2 yıl oluyor. 

Uçuşumu yapmadan bir gece önce check in yapmak için KLM'nin web sitesine girdiğimde uyarı gördüm. Amsterdam'da fırtına varmış uçuşunuzu kontrol edin yazıyordu. Uçuşumu kontrol ettiğimde iptal edildiğini gördüm töbe bi elim ayağım titredi orda zaten. Tamam dedim Yağmur sakin ol kızım. O kadar bağlantılı uçuşum var ki biri aksarsa zincirleme hepsi aksıyor ve ben bir türlü A noktasından B noktasına gidemiyorum. İstanbul- Amsterdam'ı kurtarsam Lizbon - Terceira uçuşunu halledemiyorum. Onu halletsem öteki olmuyor. Neyse burası çok karışık dediğim gibi, o konuya sonra döneceğim. Şimdi Pegasus'u boklamaya devam ediyorum. Uçuşumu önerilen yeni uçuşla değiştirdim. Havaalanına gittim. Yaşadığım olumsuzlukları aksilikleri tek tek anlatmayacağım şimdi beni tanıyanlar bilirler aksilik konusunda 1 numarayımdır. Türlü hadiseler sonunda günün sonunda uçuşumuz 6 saat rötar yemişti. Evet: 6!

Amsterdam Avrupa'nın aktarma noktası, dolayısıyla herkes daha sonraki uçuşlarının nolacağını merak ederek müşteri temsilcisini aramaya koyuldu. İlk arayanlardan biri bendim. Hava şartlarını anladık hadi tamam firma dışı bir sorun ama uçuşum aktarmalı olduğu için diğer uçuşumu kaçırırsam mantıken bana yeni bilet sağlanması gerekiyor. Telefonda bunu garantilemeye çalışıyorum ben de o sırada. Kadın bana ne dedi biliyor musunuz? Hanımefendi bilmiyoruz şimdi nolur bir sonraki uçuşunuz. Bağlantılı uçuş? Nolur? Bilmiyosun? Bana garanti veremiyosun? 

Havaalanının ortasında müşteri temsilcilerine 20 dakika haykırdıktan sonra yığılıp anam canım anam şeklinde sinirden ağlama krizine girdikten sonra yolcular beni lider bilip etrafımda isyan başlattılar. 8 dil aynı anda konuşuluyor ortamda. Londra aksanlı bir adam ben ağlarken şey diyor hanımefendi valla muazzam haykırdınız siz olmasanız bir cacık anlamamıştık. Londra aksanlı, bana diyor. 

Burada bitti mi tabi ki bitmedi. Bu esnada benim bir gece önce iptal edilen diğer uçuşum yolcularını alıp kalktı gitti. Ben arkadan böyle bakakaldım. Uçuş bi tek bana iptal olmuş bana numaraları kontrol ediyorum benim uçuşumdu o kalktı gitti ben burada kaldım. Aynı firmanın aynı yöne iki uçuşu var biri hava şartlarından kalkamıyor diğeri Amsterdam'a vardı bile. Ahahahahha çok iyi.


Pegasus bizi 2 kez uçağa bindirip geri indirdi. kimse inanmıyor ama gerçekten uçağa binip yerleşip kalkamayıp geri havaalanına döndük. Kimse açıklama da yapmıyor. Benim haykırmayla başlattığım isyanım sadece beleş Burger King menü olarak geri döndü bize o da bir içecek alabiliyosun. Başka faydası da olmadı. Açlıktan bağırıyo bunlar zaar yemek verelim de sussun tarzı bir girişimdi sanırım. O 6 saat oldu mu sana 8 saat bu arada. Hepimiz akraba olduk Amerika aktarmasındaki kadının çocukları beni teyzesi falan sanıyo kız benim elimden oğlan anasının elinden tutuyo uçağa biniyoruz yine iniyoruz. Helloo, bye.

Sizce Pegasus bunla kaldı mı? Tabi ki hayır. Fırtınalı hava dolayısıyla inişte yaşadığım kalp krizini saymıyorum. Herkes yanında yöresinde tanıdık tanımadık kim varsa el ele kol kola sarılarak indi ben fatiha ayetel ne varsa okuyorum yanımdaki kızın koluna koala gibi sarılı bekliyorum ki ölmeyelim. Kas gevşeticilik bi durumdayım yani tam olarak. Hava şartlarının zor olmasını anlıyorum ama çok daha kötü fırtınalı havalarda zınk diye indiren havayolları ve pilotlar görecek kadar çok seyahat ettim. Biraz kalite lütfen sadece kalite. 😞😞


Bir şekilde  Amserdam'dan Lizbon'a bir şekilde vardığımda tabi ki de valizim de ortalarda yoktu ve müşteri hizmetleri sorumluluk KESİNLİKLE ama KESİNLİKLE kabul etmiyordu. Arada KLM gibi büyük bir firma olmasa gitti valiz. Valizi kaybeden firmanın vereceği paradan ne hayır gelir o iki makyaj çantası 2 senenin eseri tekrar o kadar ürünü ara tenine uydur derken ömür geçer ömür. 

Hiç bir konuda kesinlikle ama kesinlikle sorumluluk kabul etmeyen bu pegasus yarın yolcuları ölünce de sorumluluk kabul etmez ben diym. ALLAH İFLAH ETSİN. O biletleri 15 lira yapacaksınız ya da by. Bu şarkıyı da size armağan ediyorum hadi çok işim var. Bi daha töbe.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar