Merhaba
Şu an İzmir Kordon'da tek başıma çimlere yattım, yazıyorum. Üzerimde açık renk bir gömlek altımda tayt var, kordonda yatma kombini. Ensemden ayaklarıma kadar çimlerin hafif ıslak, nemli dokunuşunu hissediyorum. Başta biraz ürperiyorum ama sonra kendimi iyice teslim ediyorum. Yakınlarda liman var. limana yaklaşan vapurlardan gelen ses bana dalış öncesi denize açılma heyecanımı hatırlatıyor. Birazdan kuşanıp tüpümü alacağım sırtıma sanki. Dünyadan kopma, suyun altına olma özlemi bastırıyor şu motor sesini duydukça. Gökyüzüne bakıyorum. O da suyun altı gibi masmavi, derin...
Kuşlar her an üzerime düşecekmiş gibi uçuyorlar. Kendimi onlara da teslim ediyorum. Yola on saniye aralıksız bakmasa da ölmeyeceğimizden emin olduğum dolmuş şoförüne duyduğum güven gibi güveniyorum onlara da :))
Gün batımı yaklaşıyor. işte günün en sevdiğim anı. Her sabah yataktan kalkmak için bir sebep gün batımı. Tam arkamda, battığı yerde altın sarıdan yavru ağzına çalan bir renk. Solumda bir çift yatıyor çimlerde, sarılıp koklaşıyorlar. Arkamda iki erkek sandalyelerini açmış birbirlerine yarım dönük şekilde gün batımına karşı bira tokuşturuyorlar. Benim kahvem var, kahvemi kokluyorum.
Herkes rengarenk giyinmiş. Köpeğini gezdirenler, bisiklet sürenler var. Resmen şu anda burada olmayan herkes için üzülüyorum tek tek. O kadar güzel bir ortam ki kimse ortamın bu ruhunu bozmamak için konuşurken sesini bile yükseltmiyor sanki. Şimdi Miami sahillerinde olsam bu kadar mutlu olamam. Gözlerimi kapatıp şimdi yanımda kim olsaydı diye düşünüp sevdiklerimi aklıma getiriyorum. Kimi Viyana'da, kimi Polonya'da, Edirne, Berlin, Paris, Bursa, Gaziantep, İstanbul, Bornova'da... Dünya'nın her yerinde şu anda yanımda olmasını istediğim insanlar var. Gözlerimi açıp gökyüzüne bakıyorum. Umarım onlar da ellerindeki telefonu, çayı, kahveyi, sigarayı bırakıp şu an göğe bakarlar diyorum. En azından gökyüzünü paylaşalım şu güzel anda. Aynı gökyüzüne bakalım...
Kahvemden bir yudum daha alıp huzuru kokluyorum. ayağa kalkıp deniz kenarında tam günün battığı anda neşeyle birbirine sarılan bir çiftin yanına gidip 'Pardon' diyorum. 'Arkadan çok güzel görünüyorsunuz, telefonunuzu alıp şu anı karelemek isterim' . Çocuk gülüyor. Arkadaşız ama olsun diyor. Arkadaş falan olmak istemiyor. Kız kıkırdıyor. Kesinlikle o da arkadaş olmak istemiyor. İki adım geriye çıkıp gün batımında birbirine sarılan iki gölgeyi kareliyorum. Yüzümde hafif bir gülümsemeyle telefonlarını verip yavaş yavaş yürümeye devam ediyorum.
Gün batımında ben hayatı seviyorum.


Yorumlar